|
reklam
Kulakçık felci tehlikesi
Atrial fibrilasyon, çarpıntı şikâyetiyle hastaneye müracaat edenlere sık konulan teşhislerden biri. Kalbin kulakçık adını verdiğimiz üst bölümündeki odalardan kaynaklanan bu tür çarpıntılar bazen çok tehlikeli olabiliyor. Çünkü kasılma işlevini yitiren kulakçıklardaki kan pompalanamayınca kalbin genel pompa gücü de azalıyor. Ayrıca kulakçıklarda biriken kanın pıhtılaşması ihtimali artıyor ve bu pıhtıların şu veya bu nedenle dolaşıma katılması özellikle beyne gitmesi inme-felç ile sonuçlanabilen ciddi problemlere sebep oluyor. Atrial fibrilasyon özellikle mitral kapağı hastalıklarında sık görülüyor. Kalp krizinden sonra da bu soruna yakalanma riski artıyor. Tiroid hastalıklarında özellikle tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlarda da sık görülen bir ritim bozukluğu olduğu biliniyor. Kalbin kas ve iletim sistemiyle ilişkili hastalıkların pek çoğunda atrial fibrilasyon görülüyor. Hastalık çoğu zaman belirti vermese de bazı hastalarda çarpıntıya özellikle tekrarlayıcı olduğundan ‘kuş kanadının hızla çarpması’ gibi bir hisse yol açabiliyor. Yorgunluk, nefes darlığı, baş dönmesi, baygınlık hissi, hatta bayılmalar ortaya çıkabiliyor. Koroner kalp hastalığıyla birlikte olduğunda göğüs ağrılarını sıklaştırabiliyor. Seyrek olarak kalpten çıkan pıhtıların beyin damarlarını tıkaması sonucu felçlere bile neden olabiliyor. Hangi nedenden kaynaklanırsa kaynaklansın atrial fibrilasyonun mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.
Okunma : 181 // Aldığı Oy : 0 // Gönderen : Oy Ver :
|